Nisan, 2011 için arşiv

Seni Seviyorum…

Yayınlandı: Nisan 30, 2011 / Uncategorized

Seni seviyorum.

Ama hiç söyleyemedim bunu sana.

Neden bilmiyorum ama hep uzaktan sevdim seni.

Aşkımı kalbimin derinliklerinde sakladım ürkek bir çocuk gibi,

Söylesem aşkıma karşılık verir miydin onu da bilmiyorum.

Belki de bundan korkuyorumdur,

Belki de senden tamamen ayrılacağımdan korkuyorumdur.

Hiç değilse seni uzaktan seviyorum şimdi.

Şimdi ölüyorum,ölümden korkmuyorum,

Senden ayrılacağım için korkuyorum hepsi bu.

Ölüm acı ama sensizlik çok daha acı geliyor.

Ben ağlıyorum,bülbüller ağlıyor,güller ağlıyor.

Ve içimde büyüttüğüm çocuk ağlıyor.

Ama sen farkında bile değilsin.

En çok ama en çok sensiz ne yapacağımı düşünüyorum,

Kara toprak altında.

Sensiz geçen her gece nasıl bitiyorsa bu da biter diyorum,

Kendimi teselli ederek.

Kalbim acımaya başladı,ölüm çok yakın.

Kalbim seni gördüğüm anlardaki gibi hıphızlı atıyor.

Azrail beni senden almaya geliyor.

Acaba bu büyük sevdamı bilse,

Bana acıyıp canımı bağışlayabilir mi?

Belki de sensizliği ancak ölümle unuturum.

Kalbimin acısı şiddetlerek artıyor,

Yukarıdan aşağıya bir sıcaklık duyuyorum.

Artık bu son anlarım,sensiz geçen son anlarım.

Ve ebedi ayrılık öncesi son çırpınışlarım.

Göz kapaklarım iyice ağırlaştı.

Anlaşılan Azrail aşk nedir bilmiyor.

Kalbim artık atmıyor,veda zamanı geldi çattı.

Elveda bilmese de dünyadaki tek aşkım!

Elveda kuşlar,elveda aşkımın tek şahidi kalemim.

Elveda rüyalarım şehiri İstanbul,

Elveda hayat!

Tolga Kızılay

15.04.2001

Reklamlar

Ölümüne…

Yayınlandı: Nisan 30, 2011 / Uncategorized

Gözlerinde yaş olsam,denizinde boğulsam,

Yine de ölümüne severdim seni.

Aşkımı bilmesen bile,

Yine de ölümüne severdim seni.

Tolga Kızılay

13.09.2000

Adını Adımın Yanına…

Yayınlandı: Nisan 30, 2011 / Uncategorized

Adını yazmak isterdim,gökyüzüne,

Adını adımın yanına,

Ama olmadı,olmadı işte.

Sadece defterimin arkasına yazdım,

O da ban yetti,küçük de olsa yüreğimi teselli edercesine…

Tolga Kızılay

13.09.2000

Başlarken…

Yayınlandı: Nisan 30, 2011 / Uncategorized

Merhaba sevgili dostlar.Akrep yelkovanı kovalarken,hayat akıp giderken, arkamıza dönüp baktığımızda ‘Yaptım!’ diyebileceğiniz birşeyler görüyorsanız,işte o zaman size bahşedilen nefesin kıymetini biliyorsunuz demektir.Klişe bir söz vardır;’hayat bir oyun sahnesi ve biz de birer oyuncularız’ diye.Evet klişe ama doğru da aynı zamanda bence.

Orta okul sıralarından beri kendi çapımda birşeyler yazmaya çalışıyorum amatörce.İnsanın etrafına farkına varmaya başladığı ilk zamanlar bence o yıllar ve sevmenin,sevilmenin içimizdeki ilk titreşimleri.İşte o zamanlardan beri tuttuğum bir defteri sizlerle paylaşmak istiyorum.Yazıları şimdi okuyunca ne kadar naif ve gerçekten aklımdan geçenleri az da olsa artarabildiğimi görünce,hafif bir utangaçlıkla kaplanıyor içim.Herşeye rağmen bugünden sonra bu sayfalarda sizinle paylaşacağım bu satırlar,duyguların en gerçeğini,aşkı anlatacak sizlere.Sadece sevgiliye değil,anneneye,babaya,öten bir kuşa,açan bir çiçeğe ve adını ne koyarsanız koyun herşeye ait olacak…