Kasım, 2011 için arşiv

Neden mi?

Yayınlandı: Kasım 28, 2011 / Uncategorized

Neden sevdim seni, durdum düşündüm.

Gözlerindi belki,

Belki uzaktan seni gördüğümdeki heyecanım,

Yaklaştıkça artan kalp atışım.

Komik gelecek belki sana ama, bana çapkın gülüşün.

Ya da güneşli bir günde, ama öyle böyle güneşli değil,

Güneşi kıskandıracak kadar yüreğimi yakışın.

Ne biliyim belki saçmalıyorum, belki diyeceksin ki,

Sen beni sevmedin, bu kadar kolay olamaz sevmeler,

Bu kadar kolay canım benim, bu kadar derin.

Ve okyanusun kadar sonsuz…

Ama sen beni sevmiyor bil yine de.

Ben burdan yazmaya devam ederim nasılsa.

İçime atmam, merak etme, üzülmüyorum da.

Seni sevmek tün yaralarımı iyileştiriyor her nasılsa.

Tek bir şey ister bu gönül…

Sen mutlu ol, ben olmasam da…

 

 

 

Reklamlar

Seveceksin…

Yayınlandı: Kasım 17, 2011 / Uncategorized

Seveceksin ama bağlanmayacaksın,

Acı verecek sana bu, tutacaksın kendini.

Gün gelecek, unutman gerekecek,

Unutacaksın…

Yüreğini kanatacak, tuz basacaksın ki,

Daha da acıtsın canını, hissedeceksin.

Hissedeceksin ki yeniden sevesin dünyayı.

Sonra yeniden gün doğacak,

Yeniden seveceksin, ta ki yeniden kanatana kadar birisi.

Umut edeceksin, bulana kadar seni sen yapanı…

Sevmenin tadını alacaksın, manyağı olacaksın adeta.

Seveceksin ama bağlanmayacaksın…

Hayatın anlamı…

Yayınlandı: Kasım 8, 2011 / Uncategorized

Hava kararmıştı, gündüz kendini olanca cömertliğiyle sergileyen güneş başka diyarlara göçmüştü. Kuşlar pencere kenarlarındaki yuvalarına çekilmişti, yavrularını besliyorlardı anneler, getirdikleri kırıntılarla.
Hayatın sundukları her zaman cömert olmuyordu belki de. Belki de insan elindekiyle yetinmeyi bilmiyordu kim bilir. Bunları düşündü delikanlı, sonra parlak yıldızlara dikti gözünü. Sonsuzluğa karşın her şeyin bir sonu olduğunu biliyordu. Bu ne olursa olsun, ister aşk ya da başka birşey. Ama yaman bir çelişki.
Ömrün sonuna her doğan gün yaklaşırken insanoğlu, o gün hiç gelmeyecekmiş gibi yaşıyor, bu nedenden dolayıdır ki her gece başını yastığa koyarken düşünmeden edemiyor gün içinde olanları.Filozof mu oluyordu bizimkisi sonunda?
Hep keşkelerle yaşamak, yaşamaların en beteri bizim filozof delikanlıya göre. Yalnızlık ona çok şey öğretti sanırım. Bizim delikanlı çok sallamıyor artık politik sorunları. O sadece kendisi için yaşıyor, en azından yaşamaya çalışıyor. Yanlış yollara sapsa da dönmesini biliyor ne kadar geç de olsa. Olsun, kendi seçti ya yolunu, sorun değil dönmek, yeter ki dönebilmesini bilsin insan. Amacım tanıtmak değil onu, ama bilin siz yine de diye söylüyorum. Seviyor sadece seviliyorsa tabii. Koşulsuz sevmek yavrusunu seven annenin işi, bunu biliyor artık.
Delikanlı elini kalbinin üzerine koydu, atıyordu güm güm. Yaşıyordu işte her şeye rağmen ve şükretti buna. Siz de şükredin diye paylaşmamı istedi burdan. Aldığın nefesi, son nefesinmiş gibi al ki sonra pişman olma ey insanoğlu…